Türkiye’de yenilikçi bir medya girişimi


Yeni ve eski medyanın bir harmanı: Medyascope

İstanbul’un Sanayi Mahallesi’nde eski bir deponun içinde doğan bir oluşum, Türkiye’de zor günler geçiren gazetecilik mesleğine taze bir soluk getirdi. Burası Medyascope; Türkiye’nin en çok izlenenleri arasında bulunan ve siyasetten magazine, spordan kültür ve sanata kadar çeşitli alanlarda yayın yapan bir dijital platform.

Medyascope’un genel yayın yönetmeni, Ruşen Çakır. Binanın asma katındaki alçak tavanlı ofisinde gündemi hazırlıyor. Az sonra, haber toplantısı yapılacak. Çakır, günün manşeti olabilecek gelişmeleri not ediyor. Sonra “Haydi çocuklar” deyip, bir kat aşağıda bulunan, toplantı masasında yerini alıyor. Masada ağırlıklı olarak gençler var. Mesleğe yeni başlamış gazeteciler, işten atılmış olanlar; ana akım medyada çalışmak istemeyen ya da oralarda çalışma fırsatı bulamayacaklarını düşünenler… Elif Akbıyık onlardan biri.

“Birlikte öğrenerek büyüyoruz”

Akbıyık, Medyascope’a spor haberleri yaparak başlamış. Artık dış haberlere bakıyor. İngilizce ve Fransızca yayınlar hazırlıyor: “Her günümüz paylaşarak, yeni şeyler öğrenerek geçiyor. Çok yenilikçi bir yer Medyascope. Türkiye’nin böyle bir yere ihtiyacı vardı. Gelişmeye çok açık. Ucu bucağı yok. 5 yıl sonra nerede olacağımızı merak ediyorum ben de.”

“Kimse birbirine bağırmıyor”

Gündem yoğun. Siyaset tabi ki öncelikli madde. Toplantı akşamki ana haber bültenine hazırlık niteliğinde. Günlük yayın akışı, çağrılacak konuklar ve hazırlanacak paketler de bu toplantıda konuşuluyor. Eğer bir son dakika gelişmesi olursa, yayın akışı buna göre değişiyor. Toplantının ardından iş, yayınları ve haber paketlerini hazırlamaya geliyor. Konuklara telefonlar ediliyor, muhabirler sokağa çıkıyor. Geç saatlere kadar sürecek bir koşuşturma, tüm hızıyla başlıyor.

Açık Toplum Vakfı’nın destek verdiği Medyascope, Mart 2016 – Mart 2017 döneminde 6 bine yakın özgün içerik hazırladı. Bu süre zarfında, anaakım medyada yer bulamayan, her siyasi görüşten çok sayıda konuğu ağırladı. Euro 2016’yla, basketbolla ilgili özel programlar yayınlandı. Anaakım medyada rating kurbanı olan kültür ve sanatı yine ilgi odağı yaptı. Artık 30 kadrolu çalışanı var. Canlı yayınlar 3 kameralı bir stüdyoda, Youtube, Facebook ve Scope (eski adıyla Periscope) üzerinden yapılıyor. Bu yayınlar daha sonra montajlanıp sosyal medya üzerinden paylaşılıyor. Ayrıca bütün yayınların deşifresi yapılıp, metin olarak da hazırlanıyor. Medyascope’un son dönemdeki en önemli yeniliği ise çokdilli yayıncılığa başlamış olması. Artık Medyascope’da İngilizce, Almanca, Fransızca ve Kürtçe içerikler de hazırlanıyor. Medyascope’un internet sitesi Mart 2016-Mart 2017 döneminde 6 milyondan fazla ziyaret aldı.

Tamer Durak, Medyascope’un yayın akışlarından sorumlu. Yıllarca büyük medya kuruluşlarında çalıştıktan sonra burasının çok farklı olduğunu anlatıyor: “Burası bizim. Patron yok. En büyük avantajımız da bu zaten. Anaakım medyada herkes birbirini gererek iş yapmaya çalışıyor. Medyascope öyle değil. Kimse birbirine bağırmıyor. Biz sakin sakin iş yapıyoruz.”

“Gazeteciliğin önemi artıyor ama değeri azalıyor”

Haber toplantısının ardından soluğu yeniden Ruşen Çakır’ın yanında alıyoruz. Laf lafı açıyor. Çakır’ın önceliği Medyascope’un sürdürülebilirliği: “Gazeteciliğin öneminin arttığı, fakat değerinin azaldığı garip bir dönemden geçiyoruz. Gazeteciler olarak, kolaylıkla işten atılabilen, küçümsenen, dalga geçilen, her türlü hakarete maruz kalan insanlar olduk. Böyle bir ortamda var olmaya çalışıyoruz. Nasıl olacak, ben de bilmiyorum.”

Medyascope 2106 yılında Uluslararası Basın Enstitüsü’nün ‘’Özgür Medya Öncüsü’’ ödülünü kazandı. Prestijli bu ödül sayesinde kurum olarak küresel anlamda da tanınırlıkları arttı. Çakır’a göre, Medyascope gibi yenilikçi bir oluşum, çoktan kendi ayakları üzerinde duracak hale gelmeliydi; ancak Türkiye’deki şartlar buna izin vermedi: “Yeni birşey yapıyoruz. Normal şartlarda böyle bir yapının kendini finanse etmesi, hatta kara geçmesi gerekirdi. Ancak insanlar reklam vermeye çekiniyor. Hem de izleyici profilimizin, kendi müşteri profilleriyle örtüştüğünü görmelerine karşın. Mecvut durumun bize yaptığı en büyük kötülük, bu.”