Suriyeli öğretmenlerin gelecek kaygısı


Hatay’daki Suriyeli öğretmenler mesleki olarak güçlendiriliyor

Hatay’ın kalbi Uzun Çarşı’da atar. Çarşı’nın daracık, bir labirenti andıran sokaklarında yürümek, zamanda yolculuk yapmak gibidir. Dışarıda hayat akıp giderken, Uzun Çarşı’nın kendi temposu vardır. Esnaf yardımsever ve misafirperverdir. Hangi dükkana girseniz, öyle hemen çıkmanız mümkün olmaz. Mutlaka bir çay içmek, birşeyler yemek zorunda kalırsınız. Pişman da olmazsınız. Dillere destan Antakya mutfağının tüm hammaddelerini Uzun Çarşı’da bulabilirsiniz.

Çarşıyı Hayat Sür Derneği Başkanı Yasser Dallal ile birlikte dolaşıyoruz. 48 yıldır, çarşının aynı köşesinde ayakta duran ufacık bir dükkandan peynir, zeytin, salça, bal-kaymak; hemen yanındaki fırından ekmek alıyoruz. Çarşının içinde kaybolduk derken, ufacık bir açıklıktan geçip, kendimizi bir bahçede buluyoruz. Hemen sağımızda, toprak ekilmiş, sebze ve meyve yetiştiriliyor. Alana ufak masalar, sandalyeler konmuş. Çarşının üzerini kapatan cam kubbenin bazı yerleri kırılmış, yağmura karşı naylonlar gerilmiş. Yavaş yavaş uzamaya başlayan asmaları tutan demir konstrüksiyon, sokak kedileri için oyun alanı olmuş. Biz, kahvaltımızı ederken, kediler incecik demirlerin üzerinde, fizik kurallarına meydan okurcasına koşturuyordu…

‘’Hatay’da 1.600 Suriyeli öğretmen var’’ diye anlatmaya başlıyor Yasser Dallal. ‘’Kimisi Suriye okullarında çalışıyor. Ama işsizlik çok fazla. Onlara destek olmak istedim’’ diyor. Hayat Sür Derneği, Açık Toplum Vakfı’nın da desteğiyle, Hatay ve İstanbul’daki 35 Suriyeli genç öğretmeni güçlendirmeyi hedefleyen bir proje yürütüyor. İki temel hedefi var çalışmanın: Öğretmenlerin Türkçe öğrenmesi ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın uyguladığı hizmetiçi eğitimlerden faydalanmaları; yani mesleki olarak güçlenmeleri.

Proje kapsamında haftada 15 saat Türkçe dersi veriliyor. Öğretmen ve öğretmen adaylarının hepsi kısa sürede Türkçe öğrenmeyi başarmış. Dersler Türk öğretmenler tarafından veriliyor. Suriye’deyken Din Kültürü öğretmeni olan Rula el-Arabi, mesleğini yapamıyor şu anda, ama kursun kendisi için son derece faydalı olduğunu düşünüyor:
‘’Şam Üniversitesi’nden mezun oldum. Buraya katılmamım en önemli sebebi, Türkçe öğrenecek olmam. Daha şimdidden, günlük hayatımda büyük değişiklikler olmaya başladı, dil sayesinde. Herşey daha kolay artık. Tek sıkıntım kaldı, o da mesleğimi yapamıyor olmam.’’
Suriyeli genç öğretmenler, sorunlarını sıralarken maddi sıkıntıları birinci sıraya koydu. Sahte belgeli bazı Suriyelilerin öğretmenlik yaptığına dair iddiaların gündemde kalması da onları rahatsız ediyor. Ama bir sıkıntı daha var.

Lazkiye’de Fransız Dili ve Edebiyatı okuyan Muhammed Yasin, bir Geçici Eğitim Merkezi’nde (GEM) öğretmenlik yapıyor.

‘’Para ciddi problem, doğrudur. Ama asıl dert, geleceğimiz konusundaki belirsizlik. Bir daha öğretmenlik yapabilecek miyiz, bilemiyoruz. Bu belirsizlik bizi korkutuyor. GEM’lerle ilgili durumun bir an önce netleştirilmesi gerekiyor.’’

Milli Eğitim Bakanlığı’nın önceliği, Suriyeli çocukların Türk eğitim sistemine dahil edilmesi. Bu sebeple yıllardır faaliyet yürüten GEM’ler aşamalı olarak kapatılıyor, buradaki Suriyeli çocuklar da Türk okullarına alınıyor. Ama bu okullarda görev yapan Suriyeli öğretmenlerin durumu şimdilik netleşmedi. Bakanlık, bu konuda çalışmalarını sürdürüyor.

Hayat Sür’ün projesi genç öğretmenlere yönelik olsa da, sürpriz misafirleri de kabul etmiyor değil. 15 yaşındaki Yezan, okuluna faydalı olacağını düşünerek, buradaki Türkçe derslerine katılmaya başlamış. Katılımcılar herhangi bir ücret ödemiyor. Haftanın 5 günü (Salı, Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar) etkinlikler yapılıyor.

Yasser Dallal Suriyeli öğretmenlerin istihdam sorunun çözüleceğini düşünüyor:

‘’Bu öğretmenlerin kendi gelecekleri için Türkçe öğrenmeleri gerekiyor. Bu sadece günlük hayatın zorluklarının gereği değil. Bir varolma meselesinden bahsediyoruz. BU insanların önümüzdeki süreçte Türk okullarında çalışabileceklerine inanıyorum.’’