Bir Çocuk, Bir Dünya


Suriyeli mültecilerin dil engeli

Şanlıurfa’da, Biz Buradayız Derneği’nin merkezi burası. Dernek, odalardan birini sınıfa dönüştürmüş. Çoğu kız çocuğu 20 genç, Türkçe öğreniyor.

Parmaklar, kitap üzerinden sözcükleri takip ediyor. Yüksek sesle tekrarlar yapılıyor. Öğrencilerden birinin okurkenki sesi, ilk başta titrek ve tedirgin. Ama dakikalar geçtikçe güveni artıyor ve güçlü, gür bir hale dönüşüyor. Okuma parçası bittiğinde, öğrenci gururlu ve mutlu. Sınıftan alkışlar yükseliyor.

Dil bilmemeleri, mültecilerin en temel sorunlarının başında geliyor

Açık Toplum Vakfı’nın desteğiyle yürütülen ‘Bir Çocuk, Bir Dünya’ projesi Türkçe’yi öğreterek, Suriyeli mülteci gençlere bir ‘’özgüven aşısı’’ da yapmayı hedefliyor. Türkiye’de, yarısından fazlası çocuk ve genç, neredeyse 3 milyon Suriyeli mülteci yaşıyor. Ve Türkçe bilmemeleri, okul için, iş hayatı için, günlük hayatları için hala temel bir engel.

Proje, Şanlıurfalı derneğin ilk büyük girişimi. Dersler haftada 5 gün, 2’şer saatten veriliyor. Proje sonunda katılımcılar A1 sertifikası alacak. Yetersiz mi? Belki. Ama en azından bir başlangıç. Zaten Dernek Başkanı Emir Milli de şimdi bu eğitimleri nasıl geliştireceklerine dair kafa yoruyor.

15 yaşındaki Hiba Hatip, kursa katılan gençlerden biri. Kendine güveniyor. Bizimle, Arapça tercüman aracılığıyla değil, Türkçe konuşmak istiyor. ‘’Kendimi denemem ve geliştirmem lazım’’ diyor, şaşırtıcı derecedeki akıcı ifadesiyle.

Suriye’den kaçış

Hiba, Humuslu. 2014’te ülkeyi terk edip Hatay’a kaçmak zorunda kaldıklarında, geride sadece çocukluğunu değil, okulunu da bıraktı. O zaman üçüncü sınıfa giden Hiba mülteci olmanın zorluklarını yakından gördü. Defalarca ev değiştirdiler. Bir ara Lübnan’a gittiler. Orada da bir düzen kuramadılar. ‘’Lübnan çok kötüydü. Bizi düşman olarak görüyorlardı. İyi ki Türkiye’ye döndük’’ diye anlatıyor Hiba.

Sonunda ailesiyle birlikte Şanlıurfa’ya yerleştiler. Tüm bu yolculuklar süresince, mutlaka devam etmek istediği eğitimi de hep sekteye uğradı. 4 ve 5’i okuyamadı. 6’yı Lübnan’da bitirdi güçlükle. Şimdi 8. sınıf öğrencisi, hem de bir Türk okulunda.

Sözü yine Hiba’ya verelim: ‘’Türkçe öğrendikten sonra, okul arkadaşlarım bana daha fazla yakınlık göstermeye başladı. Hatta daha fazla arkadaşım oldu diyebilirim. Beni oyunlarına davet ettiler, gezmeye çağırdılar.

Peki Hiba’nın geleceğe dair planları?

‘’Mutlaka üniversiteye gitmek istiyorum. En büyük hayalim mimar olmak. Binaları, özellikle de eski binaları çok seviyorum.’’

Konuşurken gözlerinin içi gülüyor Hiba’nın. Ama söz Suriye’den, yani vatanından açıldığında, yine bir hüzün kaplıyor yüzünü:

‘’Dönmeyi o kadar çok istiyorum ki. Akrabalarımı, arkadaşlarımı, evimi çok özledim.

Açık Toplum Vakfı olarak mülteci çocukların Türkçe öğrenmelerini ve eğitimlerine Türk okullarında devam etmelerini destekliyoruz. Şanlıurfa’daki bu proje, destek verdiğimiz girişimlerden sadece biri. Çankırı’dan Mersin’e, Gaziantep’ten İstanbul’a, geniş bir coğrafyada destek verdiğimiz projelerle, Türkiye’nin bu büyük sorununun çözümünün bir parçası olmayı sürdüreceğiz.